TRAFİK KAZASI TAZMİNAT

Sigorta Hukuku ozgurgunes

T.C. YARGITAY
11.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/4340
Karar: 2006/4645
Karar Tarihi: 25.04.2006

ÖZET: İşletenin ve sürücünün aynı derecedeki yakınları trafik sigortası karşısında, bedensel zararlar bakımından üçüncü kişi durumunda olduklarına göre, sürücü murisin kusuru ile işletenin varsa ayrıca oluşan kusuru toplamı kadar hukuki sorumluluk üstlenen trafik sigortacısından bu toplam kusur oranına isabet eden destek tazminat miktarından poliçe limitini geçmemek kaydı ile sigortacı sorumlu tutulmalıdır. Zira işleten ve sürücü yakınlarının murisin ölümünden doğan zararlarına ilişkin istemleri üçüncü kişi olmaları nedeniyle, miras hukuku ilişkisinden bağımsız istemler olup, sigorta hukuku ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerekeceğinden murisin kusuru oranından yararlanmamaları gerektiği artık söylenemeyecektir.

(2918 S. K. m. 85, 91, 92)

Dava: Taraflar arasında görülen davada A. Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2005 tarih ve 2004.583-2005.42 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş; ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin meydana gelen kazada öldüğünü, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ölüm teminatı olan 18.000.000.000 TL.’nın ödemesi gerekirken ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 4.500.000.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt faiziyle birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili müvekkilinin sigortalısı olan davacının murisinin kazada öldüğünü, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları uyarınca işleten tarafından ileri sürülecek taleplerin teminat kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıların murisinin işleten olduğu, kazada üçüncü kişi konumunda olmadığı, araç malikinin ölümünden davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.

Davacılardan Z. nin eşi ve diğer davacıların babası olan Ş.’nin işleteni olduğu araç davalı şirkete zorunlu trafik sigortası sözleşmesi ile sigortalı olup, aracın işleteni olan murisin yolcu olarak araçta bulunduğu ve H. Ş. ‘nin aracı kullandığı sırada. H.’nin tam kusuruyla meydana gelen trafik kazasında: muris işleten ile birlikte sürücü H.’de ölmüştü.

Uyuşmazlık, açıklanan bu olay sonrasında, araçta yolcu iken ölen işletenin mirasçılarının davalı sigortadan tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

Bilindiği üzere, zorunlu trafik sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK’nun 85/1 nci madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanunun 9.1/1 nci maddesi uyarınca; üstlenmiş olup gerek 85/1 nci madde hükmü gerekse zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartlarının 1 nci madde hükmü ölüm veya cismani zararlar yanında ancak bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüştür. Aynı Kanun’un 92 b ve poliçe genel şartlarının 92/3-c bent hükümlerinde, işletenin; eşinin usul ve fürunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürülebilecekler taleplerin teminat dışı olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, ZMSS’nin asıl amacının üçüncü kişilere verilecek zararların güvence altına alınması ilkesinin bir tekrarı olmaktadır.

Ne var ki, sözü edilen maddede bedeni zararlardan söz edilmemiş, sadece mal zararlarının güvence dışı olduğu hükme bağlanmış bulunmaktadır. Doktrinde, bu tarz düzenleme nedeniyle işletenin yasada sayılan yakınlarının uğramış oldukları bedensel zararların ZMSS. güvencesi içinde kaldığı kabul edilmektedir. (Bkz. Dr. S.Arkan. Sigorta Hukuk Dergisi C.1,sayı 3-4, Sh.260, Ç.A.Ascıoğlu, Trafik Kazalarında Hukuki Sorumluluk ve Tazminat Davaları. Ank. 1989. sh. 86 vd. Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, 3.Bası, Ankara, Ekim 2002, sh. 669 ) Dairemizin 16.2.1990 tarih ve 825-963, 11.07.2005 tarih ve 10789-7481, 27.10.2005 tarih ve 12632-10414 sayılı ilamları da bu yöndedir.

İşletenin ve sürücünün aynı derecedeki yakınları trafik sigortası karşısında, bedensel zararlar bakımından üçüncü kişi durumunda olduklarına göre, sürücü murisin kusuru ile işletenin varsa ayrıca oluşan kusuru toplamı kadar hukuki sorumluluk üstlenen trafik sigortacısından bu toplam kusur oranına isabet eden destek tazminat miktarından poliçe limitini geçmemek kaydı ile sigortacı sorumlu tutulmalıdır. Zira işleten ve sürücü yakınlarının murisin ölümünden doğan zararlarına ilişkin istemleri üçüncü kişi olmaları nedeniyle, miras hukuku ilişkisinden bağımsız istemler olup, sigorta hukuku ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerekeceğinden murisin kusuru oranından yararlanmamaları gerektiği artık söylenemeyecektir. Bu durumda, yukarıdaki açıklamalara göre, davacıların davalı sigortadan tazminat talep etme haklarının bulunduğunun kabulü ile mahkemece istenilen tazminatın neye dayandığı ve zararın ne olduğunun açıklattırılması bu yönde gösterecekleri delillerin toplanması tazminat hesabına ilişkin olarak uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 25.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.