Senet İcra Takibi, Senet İptali Davası

İcra Hukuku ozgurgunes

 

Kayıtsız şartız havale poliçelerin zorunlu unsurlarındandır. Bilindiği üzere bu hüküm çekler içinde uygulanır. Bedelin ödenmesi yetkisinin verilmesinde şart koşulması senedin kıymetli evrak niteliğini yitirmesine neden olur.

Kambiyo senedinin (üzerine her hangi bir kayıt konulmaksızın) alacaklıya teminat olarak verilmesi halinde senet lehdarın (ilk devir alanın) elinde ise lehdarın bu senede dayanarak kambiyo takibi yapılamayacağına ilişkin yargıtay kararları vardır. Oysa kambiyo senedi taraflar arasında da kaldığı sürece kambiyo senedi vasfını yitirmez.

Yargıtayın yaygın olan görüşü ise “Mücerret “teminat” kaydı çekin kambiyo senedi vasfına etkili değildir. Davacının teminat iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekir. ” şeklindedir

Genel uygulamada ise senedin lehdarı ile allta yatan temel ilişkinin tarafı aynı kişi ise teminat senedi olduğu itirazında bulunulabilir. Bu kez tartışma altta yatan hukuki ilişkiye göre çözümlenir yinede senet senet olma vasfını yitirmez.

Senedin ciro yolu ile devir edilmesi halinde son hamil ile sözleşmenin tarafı aynı kışı olmadığından yukarıda belirtilen itirazlar senet hamiline yapılamayacaktır.
Hamilin kötü niyetli olduğunu ispat etmek kaydı ile sorumluluktan kurtulunabilinir.

Kambiyo senetleri bilindiği üzere ciro ve teslim yolu devir edilebilir . Cirolar ise üç türlüdür bunlar temlik, tahsil ve rehin cirosudur. Ancak rehin cirosu çekler için mümkün değildir var ise bile bu cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir görüşe göre çekler için inançlı rehin cirosu yapılabilir yani şekil olarak temlik veya tahsil cirosu olan ancak özünde rehin olan bir ciro türüdür. Nitekim bankalar ticari kredi uygulamalarında kredi kullanan firmanın müşterilerinden almış olduğu çekleri esasında kullandığı kredinin teminatı olarak bankaya verir bankada bu çekler tahsil edip kredi borcundan düşer. Ancak bu çeklerde keşideci krediyi kullanan borçlu olmayıp ciro eden kişidir.

Yargıtay “Çekte rehin cirosu yapılamaz. Çekin ancak temlik veya tahsil cirosu ile devri mümkündür. Uygulamada çekin rehin cirosu ile de el değiştirdiğine rastlanmakta ise de, çekin rehin cirosu ile devri mümkün olmadığından çekin Medeni Kanunun rehine ilişkin hükümlerinden yararlanmak suretiyle rehnedilmesi mümkün olduğu halde yasaya aykırı yapılan rehin cirosu sonuç doğurmaz. Takip dayanağı çek hamiline düzenlenmişse ve çekin arkasında hamil olduğu anlaşılan kişinin bedeli teminattır şeklindeki cirosu teminat cirosu niteliğinde olup, T.T.K. 730. maddesinde aynı kanun 601. maddesine bir gönderme yapılmadığından geçerli sayılmaz. Bu cironun tahsil veya temlik cirosu olarak kabulü de mümkün olmadığından takip alacaklısına yapılmış geçerli bir cirodan bahsedilemeyeceğinden alacaklı yetkili hamil değildir. Bu durumda mercice takibin re’sen iptaline karar vermek gerekir” demektedir

T.C.

YARGITAY

13. HUKUK DAİRESİ

E. 2001/1776

K. 2001/2510

T. 15.3.2001

DAVA : Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
KARAR : Davacı, davalıya verdiği hatır çekini yetkili hamiline ödemek zorunda kaldığını davalıdan bunun tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini öne sürerek davalı itirazının iptali ile inkar tazminatına verilmesini istemiştir.
Davalı savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece çekin hatır çeki olduğunun kabulü ile itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmiş hükmün davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya hatır için verdiği 27.9.1998 tarihli 200.000.000 Tl. miktarlı çekin davalı tarafından başkalarına ciro edilerek kendisi tarafından ödemek zorunda kaldığını bildirip bunun tahsili için yaptığı icra takibine itirazın iptalini istemiştir.
Davalı ise bu iddiaya karşı koymuştur. Bu durumda davacının dava konusu çekin hatır çeki olarak verildiğini yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Bu konuda davacının yazılı bir delili yoktur. Mahkemece davacının mücerret iddiası esas alınarak çekin hatır çeki olduğunun kabulü doğru değildir. Ne varki davacı dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmıştır. O halde davacının davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmalı hasıl olacak sonucuna göre verilmelidir. Mahkemenin yazılı şekilde vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.3.2001