İş Kazaları, İş Mahkemeleri Davaları

İş Hukuku ozgurgunes

 

İş kazasının tespiti için öncelikle SSK.na başvurma veya ayrı bir “tespit davası” açma gereği:

 

İş kazasından zarar gören işçilerin işverene karşı maddi tazminat davası açabilmelerinin koşulu, öncelikle SSK. ilgili Sigorta Müdürlüğü’ne başvurulup gerekli araştırmanın yaptırılması ve kaza geçiren işçilerin geçici veya sürekli  işgöremezlik derecelerinin Kurum’ca tespitidir.

 

 

Yargıtay kararlarında sıkça belirtildiği gibi “ İş kazasından dolayı işverene karşı açılacak maddi tazminat davaları, SSK. tarafından yapılan yardımlar ve  bağlanan gelirlerle karşılanmayan zararın giderilmesi  ilkesine dayanır.” Bu nedenle, öncelikle Sosyal Sigortalar Kurumu’na olayın bildirilip bildirilmediği ve Kurum’ca olayın bir iş kazası sayılıp sayılmadığı mahkemece araştırılacak  ve bunun sonucu davacılara SSK.ca gelir bağlanıp bağlanmayacağı  saptanacak, eğer gelir bağlanmışsa bunun peşin değeri Kurum’dan sorulacak; davacıların kazanç düzeyleri üzerinden hesaplanacak olan  tazminat tutarlarından  sigorta gelirleri peşin değeri düşüldükten sonra, geriye bir zarar miktarı kalmışsa, bu miktar işverenden istenebilecektir. Yargıtay’ın yerleşik görüşleri bu yöndedir.

 

İşte bu nedenlerle, davacıların izleyecekleri iki yol vardır:

 

Bunlardan birincisi, ilgili SSK. Sigorta Müdürlüğüne başvurup dosya açtırmak ve bir an önce Müfettiş tahkikatı yaptırıp, davacıları SSK. Sağlık Kurullarına sevk ettirmek; kalıcı veya geçici işgöremezlik derecelerini tespit ettirmek; bu arada tedavi giderlerini de SSK.na ödetmektir.

İkinci yol, SSK.na karşı açılacak ayrı bir dava ile  “iş kazasının ve işgöremezlik derecelerinin tespiti” dir.  Halen sürdürülen davada, SSK. Başkanlığı’na davanın ihbar edilmiş olması bir sonuç doğurmayacaktır. Tespit davasının sonunda da, gene birinci çözüme dönülecek ve SSK. işgöremezlik gelirlerinin bağlanması beklenecektir. Gelirlerin peşin değerleri belli olduktan sonra da geriye bir zarar tutarı kalmışsa işverenden istenebilecektir.

 

Şunu önemle belirtelim ki, işlemler veya tespit davası sonuçlanıp davacıların bedensel zararları açıklığa kavuştuktan sonra, eğer davacıların kalıcı sakatlıkları yoksa veya işgöremezlik dereceleri %10’un altında ise gelir bağlanmayacak;  işgöremezlik  dereceleri %10’un üzerinde ise gelir bağlanacak ve bağlanan gelirin peşin değerinden artan bir  zarar varsa, bu zarar   işverenin ödeyeceği tazminat tutarı olacaktır. Bu aşamada tazminatın “kazanç” unsuru çok önemlidir. Çünkü davacıların ücretleri asgari ücret düzeyinde ise, genellikle, tazminat tutarları  sigorta gelirlerinin peşin değerini aşamadığından, geriye işverenden istenecek bir meblağ kalmayacak ve davanın maddi tazminat bölümü ret ile sonuçlanacaktır.  Buna karşılık davacıların işgöremezlik dereceleri %10’un altında ise, SSK. tarafından gelir bağlanmayacağından, %10’un altındaki sakatlık için işveren doğrudan tazminat ödeyecektir. Her iki durumda da, davacıların asgari ücretin üzerinde  ücret aldıkları kanıtlanmalıdır. Bunun için belge sunulması zorunlu olmayıp tanık anlatımları yeterlidir.